Sevgili gençler; Hayata adım atacağınız bu zorlu dönemde tercih edeceğiniz mesleği tanımanız çok önemli. Bu hafta konuğumuz Cumhuriyet Savcısı Kadir Tarhan. 



Kısa Özgeçmiş: Kadir Tahran

Hatay Reyhanlı Cumhuriyet Savcısı

1978 Adana Karaisalı doğumlu. İlk, orta ve lise öğrenimini Tarsus’ta yapmış.

Daha sonra Ankara Üniversitesi Hukuk fakültesini kazanarak, aynı fakülteyi başarıyla bitirmiş.



Hukuk mezunlarının geniş iş alanları mevcut. Savcı, avukat ve hakim olmaktan daha fazla iş alanları var. Ankara Hukuk mezunları daha çok devlet bünyesinde çalışmaya eğilimli oluyor. İstanbul Hukuk öyle değil, devlet bünyesi dışında çalışmaya yöneliyorlar.

Mezun olduktan sonra, 1999 eylülünde, avukatlık stajını Mersin Adliyesi’nde yapıyor. O sırada Adalet bakanlığı hakimlik-savcılık sınavları açılıyor. 30 yaşını doldurmamış, hukuk fak. mezunu herkes sınava girebiliyor. 2000 yılında yazılı sınava girip 85 puan alarak ve Türkiye 50. si olup yazılı sınavı kazanıyor. Yazılı sınavda 70 ve üzeri alanlar mülakata çağrıldığından mülakata çağrılıyor. Mülakatı Adalet bakanlığı bürokratları yapıyor. Mülakatta kişinin vizyonunu ölçecek sorular, sosyal yönü, sinema ve tiyatroya gider mi, dışa açılımı nasıl, konuşması nasıl bunlar ölçülüyor.

Mülakat puanı da 70’in üzerinde olduğu için sınavı kazandığı tebligatı geliyor. Sonrasında 2 yıllık staj dönemi başlıyor. Üçer ay stajyer hakimlik ve stajyer savcılık, on beş gün mahkemelerde stajyerlik, altı ay Adalet Akademisi’nde pratik ve teorik dersler yapılıyor. İki yılın sonunda yapılan bitirme sınavından sonra, bağımsız bir kuruluş olan Hakimler Ve Savcılar Yüksek Kurulu mesleğe kabulü yapıyor. Dönem arkadaşlarıyla beraber kura töreni yapılıyor. Kura ile görev yeri ve hakim veya savcı olacağı belli oluyor. Görev yeri Kütahya Hisarcık çıkıyor. Gönlünden geçen hakimlik olmasına rağmen savcı olarak tayini çıkıyor. Savcı bey burada, görev yerini daha önce hiç görmediğini ve o ana kadar da bilmediğini belirtti. Hakimlik-savcılık mesleğine küçük yerlerden başlandığını, mesleğin en büyük sıkıntısının bu olduğunu söylüyor. Ancak müstesna bir meslek olduğunu ve kariyer mesleği olduğunu belirterek, kendine özgü getirilerinin de olduğunu söylüyor. Mesela emir altında değildir, yaptığı işten tamamen kendisi sorumludur, mesleği seçecek kişinin de sorumluluk sahibi olması gerekmektedir. Kişinin kendi iç denetiminin gelişmiş olması, insan haklarını bilmesi ve gözetmesi gerekmektedir. Çünkü insan hayatına ilişkin çok ciddi kararlar veriyor.

Dizilerde veya televizyonda görüldüğü gibi çok renkli bir hayatları yok. Ama sürekli yeni insanlarla tanışmak, yeni problemlere yeni çözümler bulmak çok zevkli, hem bu pratik zekayı da geliştiriyor. Bir savcının çalışma disiplininin çok iyi olması, dürüstlükten taviz vermemesi, toplumun diğer kesimleriyle ilişkilerine dikkat etmesi, ne asosyal olması ne de aşırı samimi olması, okumayı-araştırmayı sevmesi, sosyal ilişkileri gelişmiş, analitik zekaya sahip, disiplin, sorumluluk sahibi, çalışkan olması, insanlara yardım etmeyi sevmesi gerekmektedir. Manevi hazzı, toplum içinde statüsü yüksek bir meslektir. Düşkün olanlara, yardıma ihtiyacı olanlara yardım etmenin tatminini hiçbir şey tutamaz. Devletin tüm kolluk görevlileri ( polis, jandarma vs) adaleti temin etmek için savcının emrindedirler.

Hakimlik-savcılık mesleğinde yükselme öncelikle alt bölge hizmetlerini yaptıktan sonra, 5. bölgeden başlayarak sırasıyla 4, 3, 2 ve 1. bölgeler olmak üzere oluyor. 5. ve 4. bölgelerde iki yıl, 3. bölgede üç yıl, 2. bölgede beş yıl, 1. bölgede yedi yıl hizmet veriliyor. Meslekteki başarı verilen kararlardaki isabet, hukuka uygunluk, hukuki bilgi donanımı, çalışma performansı gibi objektif kriterlere bağlı olarak Hakimler Ve Savcılar Yüksek Kurulu tarafından değerlendirilir.

Bu mesleğin en güzel yönü, kendi işinin sahibi olmak, bağımsız olmak, emir altında olmamaktır. Kişi öncelikle mesleğini layıkıyla yerine getirmelidir, bunu yaptıktan sonra başarı kendiliğinden gelecektir. Herkes gibi mesleğinde en üst noktalara ulaşmayı istiyor. Bu bir ilin başsavcılığı, ağır ceza reisliği, yüksek derecede bakanlık bürokratlığı veya müsteşarlık olabilir.

Hobiler: Bu meslek çok çalışmayı gerektirir, kendisine ayırabilecek fazla zamanı yok. Yakın çevredeki tarihi ve güzel yerleri gezip görmekten, hukuk dışında kitaplar okumaktan (kendi dalındaki kitapları okumayı hobilerinin dışında sayıyor ve hukuk kitaplarını da takip ediyor) hoşlanır. Araştırma kitaplarını, özellikle Eski Çağ ( Sümerler ve Hititler ) üzerine olanları tercih ediyor. Tarih merakı oldukça fazla.

Hukuk fakültesinden mezun bir kişi devletin açtığı tüm imtihanlara girebilir. Kamu İhale Kurumunda, RTÜK’te, Dış ticaret müsteşarlığında, devletin akla gelebilecek her türlü kurum ve kuruluşunda görev alabilir, yönetici pozisyonunda olabilir, kaymakam dahi olabilir. Doğrudan, okulu bitirir bitirmez bir yıl stajını yapıp avukat olabilir.

Adaletin üç sac ayağı vardır: Bunlardan Savcı ‘ Tez ‘ kısmını, Avukat ‘ Antitez ‘ kısmını, Hakim de ‘ Sentez ‘ kısmını oluşturur. Savcı kanun adına suç ve suçluluğu takip eder. Soruşturmasını yapar. Yeteri kadar delil topladığına inanırsa kamu davası açarak suçluluğunu kanıtladığı kişinin cezalandırılmasını temin etmeye çalışır. Mahkemeden mahkumiyet hükmü çıkarılmasını takip eder. Amaç adaletin sağlanmasıdır. Bazen sanık aleyhine değil, sanık lehine olan delilleri de toplar. Sanığın beraat etmesi gerektiğini düşünürse beraat ettirir. Cezanın infazını takip eder. Ayrıca cezaevinin idaresi, adliyenin tüm idari işleri, adliyenin temsil görevi, dış ilişkiler de savcılık makamına aittir. Cumhuriyet Savcısı adli işlerde polis ve jandarmanın ve diğer tüm kolluk kuvvetlerinin amiridir. Gerektiğinde sahil güvenlik ve orman muhafaza memurları da Cumhuriyet Savcısına bağlıdır.

Tercih yaparken nelere dikkat etmeli: ‘ Hukuk fakültesine bilinçli girdim. Okumayı-araştırmayı seven bir yapım var. Sözel mezunuydum. Felsefe, tarih ve psikolojiye daha yatkın olduğumu hissettim. İlk tercihim Ankara hukuk fakültesiydi ve onu kazandım.

‘ Hukukun bağımsızlığı adeta talebelikte başlar. Devam mecburiyeti yoktur. 5 yılda da bitirebilirsiniz 10 yılda da. Hukukçu bağımsız, özgür düşünebilen, çok yönlü olmalı; subjektiflikten uzak objektif olmalıdır. ‘

‘ Sınava çalışırken dersi derste öğrenmeye dikkat ettim. Test tekniğine önem verdim. Önce konuyu okuyup anlamaya çalıştım sonra soru çözdüm. Çok deneme sınavına girdim. Bol soru çözdüm. Düzenli çalıştım. Her deneme sınavı öncesi eski bilgileri tekrar ettim. Ezberlemeye değil öğrenmeye çalıştım. Öğrencilerin sınava çalışırken de hayatta da muhakeme yeteneklerini geliştirmeleri gerekir. Bana ders çalış diye kimse demedi, zorlamadı. Hayat sonuçta talebenin kendi geleceğidir. Bu özelliklere sahip talebeler için bu mesleği öneririm, yoksa çok zorluk çekerler. ‘

Son olarak Kadir Bey; tüm Türkiye’ de 3200 civarında savcının çalıştığını, 200 kadarının Yargıtay’ da olduğunu, 2000-2500 kadarının da yurt çapında soruşturma savcısı olduğunu ve bu sayının çok az olduğunu, artırılması gerektiğini söyledi.

Kendisine bize verdiği bilgilerden dolayı teşekkür eder, bundan sonraki meslek hayatında başarılar dileriz.