Evet sevgili arkadaşlar. Yaklaşık 2 aylık bir aradan sonra yine sizlerle birlikteyim. Gerçekten uzun bir ara oldu ve sizleri de çok özledim. Bu yazımızın konusu tabii, çok yaklaşan üniversite sınavı. Dört kez sınava giren biri olarak sizlere ne tavsiyelerde bulunabilirim diye düşündüğümde, Allah sizi inandırsın aklıma hiçbir şey gelmiyor! Çok zaman olmuş, 20 yıldan fazla. Yani banane kardeşim üniversite sınavından, en son TUS sınavına 15 yıl önce girmişim, 9 yıldır genel cerrahi uzmanı olarak Hatay da çalışıyorum, şu kadar küsür ameliyat yapmışım. Yani bu ne ya, beni zorlamayın arkadaşlar, benden bilgi alamazsınız! DEĞİL TABİİ. AMA NE TAVSİYE EDEBİLİRİM?
Şimdi sınavda sorulan sorular, konu başlıkları bir yana sınavın kendisi zaten çok önemli ve sıkıntılı. Çünkü ilkokuldan itibaren 11 yıl okumuşsunuz, 3 saat içinde sizin geleceğinize, mesleğinize, ilerde kim olacağınıza karar veriliyor. 3 saat/12 yıl… bu da 3/105.120 demek, o da yaklaşık olarak 0.00003 e karşılık geliyor. Yani 100.000 de 3 gibi bir oranla sizin geleceğiniz hakkında karar veriliyor. Bu; sınavın ciddiyetini, önemini gösteriyor tabii.
Öncelikle sınavdan önceki bir haftadan itibaren yeme-içmemize, uykumuza, fiziksel ve ruhsal sağlığımıza dikkat edeceğiz. Bol vitaminli ve zihin açıcı meyve-sebzeleri(özellikle elma-portakal-muz öneririm), protein kaynağı olarak balık, kırmızı et ve enerji kaynağı olarak da balı bol yiyeceğiz. Gece yatmak için 24.00 ten sonraya hatta 23.00 ten sonraya kalmamaya, sabah 8.00 civarı uyanmaya özen göstereceğiz. Kendimizi sınava giriyormuş gibi ayarlayacağız. Çalışmalarımızı daha çok sabah saatlerinde ( sınav saatlerine denk olacak şekilde) yapmak zihnimizi o saatlerde daha fazla konsantre olmaya zorlayacaktır. Ayrıca sınav günü hasta olmamak için de, aklımızı, zihnimizi ve konsantrasyonumuzu tamamen sınava vermek için yukarıda sıraladığım düzene uymak iyi olur. Bir doktor olarak sınava gireceklere tavsiyelerim başlıca bunlardır.
Sınava dört kez giren biri olarak ise, neleri önerebilirim peki? Bir kere bu zamandan sonra bu ana kadar öğrendiklerinize çok az yeni şey katabilirsiniz bence. Yani bir konuyu hiç çalışmadıysanız bu saatten sonra onu öğrenmeniz nerdeyse imkansız gibi bir şeydir. Bu kişisel tecrübelerimle vardığım bir kanıdır. İçine girmiş olduğunuz sınav psikolojisi ile yeni bir konu öğrenmek çok zordur. Hatta; günde 10 saat çalışıyorsanız bunu 5 saate, 5 saat çalışıyorsanız 3 saate indirmenizi tavsiye ederim. Konu çalışmak yerine soru çözmenizi öneririm. Şu dönemde karşılaştığınız her yeni soru, 15 gün sonraki sınavda çıkan bir soruya bile benzese ve bu sayede onu çözseniz size bir artı puan daha katacaktır. Bol, çeşitli ve değişik kaynaklardan soru çözmenizi öneririm.
Size arta kalan zamanda ne yapacaksınız peki. Bu güzel havalarda parklarda dolaşın, sinemaya gidin, uzun zamandır görmediğiniz arkadaşlarınızı görün derim. Yani her insan ne yapıyorsa onu yapmaya başlayın yavaş yavaş. Böyle yaparsanız sınav korkulacak bir şey olmaktan biraz sıyrılacak; normal, sıradan, hayatın bir parçası, sanki zorlanmadan aşılacak bir basamak gibi gelmeye başlayacaktır. Bu zamanları böyle parklarda geçirmek tabii benim önerim, tavsiyem. Siz daha iyisini bilirsiniz tabii.
Sınav sırasında yanınıza mutlaka üç saat boyunca yetecek su, azalan enerjinize destek olacak
kadar şeker, bisküvi gibi yiyecekleri, yeterli sayıda kalem, silgi ve kalemtıraşı alın. Sınav sırasında bunlardan birine ihtiyacınız olduğunda, öndeki arkadaş vermeyebilir; daha kötüsü sınav gözetmenleri tarafından kopya çekiyor muamelesi bile görebilirsiniz. Kötüyü düşünmek lazım J Sınavdan önce evde veya sınava gireceğiniz merkezde mutlaka lavaboya geçin, ihtiyaçlarınızı giderin… Bunlar da yazılır mı demeyin, sınav sırasında sıkışıp da izin alamayıp yerinde kıvranan nice arkadaşınızı gördükten sonra bunları da yazmam gerekiyor…
Şimdi arkadaşlar; şunu aklınızdan hiç çıkarmayınız. Bu bir sınavdır sonuçta. Herkes kazanmayı ister ama sınavın kuralı gereği mutlaka kaybedenler de olacaktır. Bu dünyanın sonu değildir. Hatta hayata küsmenize, bunalıma girmenize hiç gerek yoktur. Bu yıl her şey ters gitmiş olabilir, çıktığınız kızdan-erkekten ayrılmışsınızdır, moraliniz bozulmuştur, msn ye fazla takılmış, sohbete fazla dalmışsınızdır. Bunların her biri olabilir, hatta Allah esirgesin, rahatsızlanmış, hiç hesapta yokken hastalanmış, ameliyat olmuş, çok yakınları hastalanmış, ameliyat olmuş hatta tekrar Allah esirgesin çok yakınları ölmüş olanlarınız dahi olabilir. Bu durumdaki bir insanın hayatını çok fazla ilgilendiren bir sınava konsantre olması, düzenli ve yeterince çalışması beklenemez. Bırakın bunları, yukarıdaki durumların hiçbirisi olmadığı halde sadece çalışmamışsınızdır, tembellik etmişsinizdir ve sonuçta da sınavı kazanamamışsınızdır.
Sevgili Arkadaşlar; üniversite sınavı da sonuçta bir sınavdır az önce dediğim gibi. Hayatta daha nice sınavlar, nice aşamalar vardır. Şu sıralarda kaybedeceğiniz bir-iki yıl ileride kaybedeceklerinizin yanında çok önemsiz kalabilir. Sınavlarda kazanılır, kazanılmaz. Ama hiçbir sınav aranızdan tek bir kişinin sağlığından, o kişiden hatta onun herhangi bir uzvunun rahatsızlığından önemli değildir. Olamaz da. Hayatta en önemli şey sağlıktır arkadaşlar. Diğer her şey sağlığın yanında teferruat sayılır. Sağlık olmadan başarı da başarısızlık da olmaz. Bunu bir doktor olarak değil bir ağabeyiniz olarak söylüyorum, yazıyorum.
Hepinize önce sağlık, sonra ferahlık, daha sonra sınavda başarılar diliyorum.
Reklamda da söylediği gibi ‘ HADİ HAYIRLI TIRAŞLAR pardon HADİ HAYIRLI SINAVLAR
Sizi her zaman ve her koşulda, sınavları kazansanız da kazanmasanız da seven ve sevecek olan DOKTOR ABİNİZ.
SINAVA DOĞRU

